LİLİTH EFSANESİ

2011-09-08 19:59:00

  LİLİTH EFSANESİ İnsanlığın öyküsü Adem ve Havva ile mi başlıyor? Eski bir yahudi efsanesine göre, bu öykü Adem'le Havaa'dan öncesine uzanıyor. Yani Adem'in ilk eşi Havva değil, Lilith adında bir kadındır. Ama, tarih boyuncagizlice aramızda dolaşıp, her kadın-erkek tartışmasında kendini gösterse de onu çok az tanıyoruz. Sözü edilen efsane şöyle başlıyor: Tanrı topraktan Adem ile Lilith'i ya...ratır. Mutlu mutlu yaşasınlar diye onları cennete yerleştirir. Ama bu iki insan çifti bir türlü huzur bulamaz. Sorunları mı? Günümüz çiftlerinin sorunlarından farklı değildir. Adem ilişkide her alanda söz sahibi olmak ister. Ancak Lilith buna karşı çıkar. Adem tavırlarında ısrar edince, Lilith, birlikte yaşamalrınınzor olacağına karar verip Tanrı'nın söylenmemesi gereken adını anarak göğe doğru yükselir. Sahip olduğu olanakları terk eden Lilith'in yeri artık dışlanmışların arasındadır. Çevresindeki cinlerle ve cinlerin kralı Şamael (Şeytan) ile ilişkiye girer ve onlardan çocuklar doğurur. Bu arada cennette yalnız kalan Adem, Tanrı'ya dua ederek Lilith'i geri ister. Tanrı, Sanvai, Sansanvai ve Semangelof isimli üç meleği geri çağırmak üzere Lilith'e gönderir. Meleklere, dönmediği takdirde her gün yüz çocuğunun öldürüleceğini emreder. Ama, o kesinlikle dönmeyeceğini bildirir. Ve tehdit yerine getirilir... Lilith, duyduğu acıylabundan sonra, bütün hamile ve doğum yapmış kadınların, bebeklerin başdüşmanı olmaya yemin eder. Erkek çocukların doğduktan sonra ilk sekiz gün, kız çocukların ise ilk yirmi gün içinde canını alacaktır. Sadece yakınlarında bu üç meleğin ismi ya da şekli bulunanlara dokunulmayacaktır. Lilith artık kötüler tarafına ge&c... Devamı

HENÜZ BAZI ŞEYLERİN FARKINDA DEĞİLSENİZ...

2011-09-06 01:45:00

Henüz hiçbir şeyin farkında değildik henüz.  Biraz düşünmeli aslında Arkeoloji denince... Yıllar öncesine dönüp baktığımda henüz bazı şeylerin farkında olamamanın verdiği heyecan ve sevinçle, Arkeoloji bölümünde kendime bir sıra edinmiştim. Bu bir aşktı benim için. İlgiyle takip ettiğim dersler farklı konular, alışılmışın dışında eğitim tarzı, Akademik alanda önemli başarılar elde etmiş öğretim üyeleri ve nihayetinde Arkeoloji… Henüz farkında değildik bazı şeylerin henüz. Arkeoloji  nedir diye sorulduğunda herkesin ilk aklına gelen ve adeta akıllarına mıh gibi yerleşmiş ‘kazı bilimi’ cevabıyla  komik duruma düşen insanların olduğu bir ülkede  büyük bir sarsıntı geçiyor arkeoloji dair ilk düşlerim. Oysa 21. yüzyılda batılı ülkelerde özel bir bilim dalı olarak kabul edilen arkeoloji, maalesef ülkemizde hala tarih kitaplarında, tarihe yardımcı bir bilim dalı olarak geçiyor ve kısa bir tanım’ Arkeoloji: Kazı bilimi’ nokta. Türkçe Dil Bilgisi kurallarına uymak gerekiyor. Cümle bitti mi nokta sadece kazı bilimi… Bu durumda bizler kazı bilimciyiz. Dolayısıyla arkeolojiye merhaba dediğimizde henüz bazı şeylerin farkında değildik henüz. Arkeoloji bilimi geçmiş dönemde yaşayan insanların, insan topluluklarının yaşayışı hakkında bilgilere ulaşma gayreti içerisindedir bunun için sistemli, bilimsel kazılara başvurur. Çünkü zaman denen kavram geçmişin kalıntılarını örterek onları bizden gizlemiştir. Doğal olaylar sonucunu toprak altında kalan geçmiş insanın elinden çıkan her şey Arkeolojinin konusudur. Kadim kentlerin toprakları altına gizlenmiş sessiz şahitleri bulduktan sonra başlar Arkeoloji… Arkeoloji öğrencisi olarak birinci sınıfın son... Devamı

ÜNLÜ HEYKELTRAŞ KEPHİSODOTOS'UN EİRENE VE PLUTOS YONTUSU

2011-09-06 01:36:00
ÜNLÜ HEYKELTRAŞ KEPHİSODOTOS'UN EİRENE VE PLUTOS YONTUSU |  görsel 1

ÜNLÜ HEYKELTRAŞ KEPHİSODOTOS'UN EİRENE VE PLUTOS YONTUSU 4. yüzyılın ilk yarısında yaşayan Kephisodotos büyük bir ihtimalle Praxiteles'in babasıdır. Antik yazarların verdikleri bilgiye göre sanatçıyı biz, Barış Tanrıçası Eirene'nin heykelini yapmış olmasıyla tanıyoruz. Eserin İ.ö. 375 yılında kazanılan bir zafer üzerine Atina'daki Agora'ya dikildiği anlaşılmaktadır. Sulh tanrısı Eirene kucağında zenginliği ifade eden çocuk Plutos'u taşımaktadır. Eserin ele geçen kopyaları arasında Münich'de bulunanın tam olması, New York'dakinin de işçiliğinin yüksek olması bakımından önemlidir. Eirene burada, tanrılık özelliklerini aksettirecek şekilde değil de daha ziyade çocuğun şefkat gösteren bir anne gibi tasvir edilmiştir ki, bu 4. yüzyılın bir özelliğidir, Daha doğrusu 4.yüzyıl eserlerinin hareket ve davranışlarında görülen samimiliği Kephisodotos ile başlatmak mümkündür. Tanrılarla insanlar arasındaki fark azalmıştır. Eirene'nin gösterdiği şefkate Plutös oynak hareketi ile karşılık vermekte ve böylece ikisi arasında samimî bir hava meydana gelmektedir. Kephisodotos'un Eirene'sinde 5. yüzyılın sön safhasında iyice gelişmiş olarak gördüğümüz ince, şeffaf, bol kıvrımlı elbisenin yerini kalınca ve dik kıvrımlı bir elbise almıştır. Bu bakımdan da sanatkâr kendisine göre bir yenilik yapmış, daha doğrusu 5. yüzyılın ortalarındaki özellikleri hatırlamıştır. î. ö. 400-370 yılları arasını temsil edebilecek olan Kephisodotos muhtemelen Praxiteles'in hocasıdır. İlerde göreceğimiz gibi Praxiteles'in bazı eserleri ile Eirene arasında ilgi bulmak mümkündür. Timotheos ve Kephisodotos'u gördükten sonra 4. yüzyılın ilk safhasını tamamlamak için bazı sanatk... Devamı