Mezar Stelleri Üzerine Bazı Gözlemler

2018-04-17 20:58:00

Stel; Dikilmiş, yekpare özellikli bir taştan ibaret yapıtlardır. Biçim olarak dikdörtgen ince bir taş levha, kesik sütun, silindirik bir sütun gibi biçimlerde de görülür. Mezopotamya’daki uygarlıklarında ki steller genellikle kral buyruklarının yazılı olduğu ya da salt bir anıt niteliğindedir (Saltuk, 1997, s. 165). Hitit imparatorluğun dağılmasının ardından imparatorluk bünyesinde yaşayan halklar Anadolu’nun güney ve güneydoğusuna yerleşmişlerdir. Geç Hitit kent devletleri adıyla yeniden birleşen halklar güneyden Asur ve Aramilerin etkisiyle yeni kültürel ve sanatsal özellikler kazandılar. Hitit, Asur ve Arami etkisi altında şekillenen Geç Hitit sanatı; Anadolu coğrafyasında yeni uygulamaların görülmesine neden olmuştur. Bunlardan en önemlisi konumuzla da yakından ilgisi olan mezar stelleridir. Mezar steli diktirme geleneği ilkin Aramilerde görülür. Geç Hitit kent devletleri tarafından benimsenerek uygulanan mezar stelleri Anadolu’da yaygınlık kazanmış ve ticari etkileşimler sonucunda Grek ve Roma dünyasında yer edinmiştir. M.Ö 5. yy.’dan itibaren Grekler mezar steli diktirme geleneğini başlatmışlar. Greklerdeki Villa Arbani mezar steli üzerindeki duruş ve kişilerin iç dünyasının yansıtılması Maraş’taki stellerle benzerdir. Yine kültürel etkileşim sonucu mezar stelleri Grekler üzerinden Etrüsklere aktarılmıştır. Villagullia mezar stelinde (M.Ö 520) Etrüsk bölgesindeki mezar stellerine örnektir.(Akurgal:2007) “Mezar Stelleri”; ilk defa halktan kişilerin sergilendikleri tasvirli eserleridir. Bu eserlerde kadın – erkek birlikte, bazen de çocukları ile beraber, üzerinde günlük yaşantılarında giydikleri kıyafetler ile karşımıza çıkmakta, figürler genellikle üzerinde ö... Devamı

ARKEOLOJİK VERİLER IŞIĞINDA UYGARLIKLAR ARASI ETKİLEŞİM

2014-05-31 09:17:00
ARKEOLOJİK VERİLER IŞIĞINDA UYGARLIKLAR ARASI ETKİLEŞİM |  görsel 1

              Arkeoloji bilimi; Geçmişe dair sonsuz bir arayış içerisinde analiz edilebilir nesneler üzerinden uygarlıkların yapmış olduğu her şeyi inceleyen, yorumlayan ve dönem koşulları içerisinde değerlendiren bir disiplin olarak bilim dalları içerisinde yer almaktadır.  Bu bağlamda iki önemli unsur ile karşılaşmaktayız; İlki tarihi dönemlerin başlatan yazının bulunuşu, ikincisi ise yazı öncesi devirlerde yapılmış ve yaşanmış bütün somut verilerdir.             Bilindiği üzere tarih öncesi çağlardan bu yana binlerce medeniyet birçok farklı din ve ırka mensup insanlar yeryüzünde farklı coğrafyalarda yaşam sürdürmüştür. Bir takım gelenek, görenek, inanç, sanat ve estetik anlayışı gelişmiştir. Doğal koşulların ve yaşam şartlarının insanlar üzerindeki etkisi ve yansımaları yaratmış olduklarıyla belirgin bir şekilde kendini göstermektedir. Nitekim doğanın insanlara sunduklarına karşın insanların oluşturmuş olduğu her şey Kültür kavramını ortaya çıkarmıştır.             Kültürlerin oluşması ve değişmesi uzun süreli yaşanmışlıklara bağlıdır. Birikimli olarak belirli bir ivme kazanan kültür olgusunda en önemli faktör insandır. İnsanların sosyal, siyasal, ekonomik dini özellikleri bu şekillenme içerisinde yer almaktadır. Güç ve otorite bu şekillenme üzerinde toplumlar arası kültür farklılığını ortaya çıkarmaktadır. Özellikle doğal koşullara bağlı yaşama bağlı toplumlarda güç ve otorite olgusu belirgin bir şekilde kendini ele verir.             Yaşam koşullarının değişmesi insanları zorunlu gö&cced... Devamı

DİSCOBOLUS( DİSK ATAN ATLET)

2013-05-29 13:13:00
DİSCOBOLUS( DİSK ATAN ATLET) |  görsel 1

Discobolus(Disk atan atlet) M.Ö. 5.yy’da yaşamış ünlü Yunan heykeltraş Myron’un yaptığı, fakat günümüzde kayıp olan bronz bir heykelin kopyası olan Discobolus heykeli. Discobolus, ideal güzelliği yansıtmasının yanı sıra sonsuza kadar genç kalan bir atletin denge, uyum ve mükemmel oranlar fikrinin de vücut bulmuş halidir. Bu heykel, antik Yunan dünyasının ideal güzellik kavramını yansıtır. Heykel yalnızca elindeki diski fırlatmaya hazırlanan bir adamı tasvir etmez; daha çok, kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Heykelin duruşu, denge, uyum, simetri ve oran gibi önemli idealleri simgeler. Myron, yaklaşık M.Ö. 450-440 tarihlerinde bronzdan yaptığı disk atmaya hazırlanan çıplak atlet heykeli kaybolunca Romalılar hayran oldukları bu heykelin mermer bir kopyasını yaptılar. Heykelin kompozisyonu hangi açıdan bakılırsa bakılsın dar bir düzlemi kaplar. Tasarımı simetri, harmoni, denge ve ritm gibi çağdaş Yunan fikirlerini yansıtır. Kafa, gövde ve uzuvlar bir dizi birbirine zıt kuvvet halinde sıralanmıştır. Gerilen unsurlar gevşek unsurlarla tezat bir görüntü oluşturur; diski tutan kol arkaya doğru uzanırken, diğer kol önde boşta sallanır; gövde seyirciye dönükken, bacaklar profilden görülür; bacaklardan biri ağırlığı taşırken, diğerine ağırlık binmemiştir; sağ ayağın parmakları yukarı doğru kıvrılırken, diğerinde alta doğru dönmüştür. Antik dönemin en bilinen simgelerinden “Disk Atan Atlet” heykeli 1791 yılında, İmparator Hadrian’ın İtalya, Tivoli’deki villasında bulunmuş ve İngiliz koleksiyoner Charles Townley tarafından satın alınmıştır. Bir süre koleksiyonerin Londra’daki ev-müzesinde sergilenmiş sonrasında The British Museum koleksiyonları arasındaki yerini almıştır.... Devamı